Misyonumuz; Toplumun dinî ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek amacıyla İslam Dini`nin temel kaynaklarına dayalı doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmektir. Vizyonumuz; Türkiye ve dünyada İslam Dini`ne ilişkin her hususta referans alınan, en etkin ve saygın kurum olmaktır.
 
İZMİT MÜFTÜLÜĞÜ SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ
                
  
                    
      

     Web Türkçe Sayfalar











KOCAELİ



+ T.C. Kimlik Sorgula
+ Ösym                       
+ TUIK                         
+ İlahiyatlar               
+ Kocaeli Bş. Bld.     
+ Eğitim Merkezleri
+ Kocaeli Müftülüğü



İZMİT HAKKINDA

İzmit Kentinin Tarihçesi

 

Bugünkü İzmit kentinin tarihçesini Öztüre, Yunan Dönemi, Greko-Trak Dönemi (Bitinya Krallığı), Roma Dönemi, Bizans Dönemi ve Türk Dönemi olmak üzere beş dönemde ele almıştır.
Yunan Dönemi

İzmit çevresinde ele geçen arkeolojik kalıntı ve buluntulara göre bölge başlangıç tarihini M.Ö. XII. yüzyıl olarak kabul etmek gerekmektedir. Trakya'dan Anadolu içlerine göçen Frikler, daha sonra “Mysiens” Misyalı'lar ve benzeri İzmit çevresinin ilk belirli halkıdır. M.Ö. VIII yüzyıla kadar süren bu göçler süresince Megara'dan (Yunanistan) İzmit dolaylarına gelip yerleşen göçmenler, bugünkü adıyla Başiskele, Seymen arasında bir kent cumhuriyeti kurmuşlardır. Deniz ve kara ulaşımının en uygun yerinde kurulan bu yunan koloniyel kenti, çevresinin tarıma da yatkın olmasına karşın, bir deniz limanı olarak gelişmiştir. Hemen her kent devletinde olduğu gibi çevresi surla çevrilmiştir. Çevresinde el konulan topraklar eşit parçalara bölünerek, sonradan gelen göçmenlere dağıtılmıştır. Coğrafi durumunun uygunluğundan dolayı kısa süre içinde, Marmara ve Karadeniz ticaretine egemen olan bu kent devleti, M.Ö. 712 yılından itibaren para basmaya başlamıştır. Bağımsız devlet olmanın ilk belirtisi para basmak olduğuna göre, bu kent devletinin resmen kuruluşu M.Ö. 712 olarak kabul edilmektedir. İlk basılan paranın bir yüzünde, kentin koruyucu tanrıçası Olbia'nın resmi, diğer yüzünde kent devletinin arması, Istakoz=Astakoz resmi bulunmaktadır. Bu nedenle bazı tarihçiler kente Olbia, bazı tarihçilerde Astakoz ismini yakıştırmışlardır. Astakoz ismi ile ilgili değişik efsaneler de vardır.[1]
M.Ö. 676 yılından itibaren istila ve kuşatmalara uğrayan Astakoz, M.Ö. 279 yılında Bitinyalı'ların eline geçmiştir.[2]

Greko-Trak Dönemi (Bitinya Krallığı)

Bitinya Krallığı'nın sınırlarını bugünkü Doğu Marmara Bölgesi olarak ifade etmek mümkündür.


[1] Avni Öztüre, Nicomedia Yöresindeki Yeni Bulgularla İzmit Tarihi, İstanbul: Çeltüt Matbaacılık, 1981, ss. 1-2.
[2] Öztüre, a.g.e., s. 5.

Astakoz, Bitinya kenti olduğunda harabe halindedir. Bitinya kralı I. Nikomet kendi adını vererek kent kurmak isteğini Astakoz'da gerçekleştirmek istemiş, ancak harabe halindeki kentin onarılması yerine, Astakoz'un bugünkü İzmit'in bulunduğu yerde, Kadıköy mahallesi ile Bekirdere arasındaki Dua Tepe'ye (daha sonra Deve Bargan ya da Deve Bağırtan) kurulmasına karar verilmiştir. Bitinya Krallığı'nın yıkılıncaya kadar başkenti kalacak olan bu kente “Nikomedia” Nikometya (Nikomet'in kenti anlamında) adı verilmiştir.[1] Nikometya'nın ilk oturanları Astakozlu'lar ile Bitinyenyenler olmuştur. Kent kısa süre içinde doğuda Bekirdere'ye, güneyde Astakinoz (İzmit) Körfezi'ne, kuzeyde Malta pınarından, Turgut mahallesinde Askeri Hastahane'ye doğru çekilen düz bir doğrultuya, batıda Ağa deresine kadar yayılmıştır.[2] Nikometya, doğal güzelliği, anıtsal zenginlikleri ile döneminin sayılı mutlu kentleri arasında yer almıştır.[3]

Nikomet, halkın olağanüstü çabalar içinde kurduğu kenti, saldırı ve kuşatmalardan korumak amacı ile (dönemin töresi de bunu gerektiriyordu) yöresini surlarla çevirmiştir. Sonraları iç kale niteliğinde kalan bu surların bugünkü adları ile sınırları şöyledir: Güneyde Astakinos körfezi bitişiğindeki (Körfezin bitimine yakın) Eski Mezbaha'dan başlayarak; doğuda Muhittin Eren, Ahmet Köseoğlu Bostanı arasındaki ark, Ulugazi İlkokulu doğu sınırı, İkizliçeşme sokak, Hisar geçidi (Kamil Bağdat bahçeli evi) Baç camii doğusundaki Dik sokak, Bahattin Yatağan bağı, Terzi Tepesi; kuzeyde Terzi Tepesi, Midde kuyusu, Bağçeşme mezarlığı güney sınırı, Eski Tabakhane yolu; batıda Ağa deresi; güneyde Astakinoz (İzmit) Körfezi. Nikometya temellerinin atıldığı Dua Tepe'nin bu surlar dışında kalmasının nedeni, kent temellerinin bir an önce atılması dileği ya da bu bölümün doğudan gelecek saldırılarda savunma olanağının az olması ile yorumlanmalıdır. Bu arada şehrin doğu varoşları olan bu bölgede; doğudan, kuzeyden ve hatta güneyden gelecek saldırıların kolayca görülerek kal'a içine çekilmek olanaklarının bulunması da etken olmalıdır. Yüzyıllar boyu Nikometya, bu dar olarak nitelendirilebilecek sınırlar içinde Asya'nın en önemli, dünyanın birkaç kenti arasında sayılacak oranda gelişmiştir.


 

Kuran-ı Kerim
Elmalılı Tefsiri
Kütüb-ü Sitte
Siyer
İlmihal
Dini Bilgiler
Dini Sorular
Mutluluk Yolu İslâm
Hutbeler
Dini Sözlük
Resimlerle Namaz
Resimlerle Abdest
Dua ve Sûreler
Diyanet Dergileri
Web Kütüphanesi
Kâbe'den Canlı Kur'an

 
23 Şubat 2012 Perşembe







 


    
                      
            
Copyright © 2009 T. C. İzmit Müftülüğü
web tasarım : 3d Teknoloji.com & fi2ir.com